Köşe Yazıları


Resmi Büyüt

KÖŞE YAZISI: BAĞIŞIKLIK
08.10.2020

Koronavirüs  nedeniyle dünya, büyük bir sınav veriyor.Bu nedenle,bağışıklık kavramı  da gündeme gelmiştir. Bağışıklık  denince, insanın beden ve ruh sağlığı yönünden  dayanıklı olması anlaşılır.. Dirençli olmak, dayanıklılık, “ayakta kalabilmek” kavramlarının tam karşılığına   BAĞIŞIKLIK  diyebiliriz.(1) İnsanların bağışıklığı dengeli biçimde yürütülmelidir

k,insanların sahip olduğu bedensel ve ruhsal güç dayanıklılığının, dengeli bir şekilde yürütülmesidir. Bağışıklık kavramı, zor durumlarda,kendinden bahsettirir. Bağışıklığı,üç başlıkta  değerlendirebiliriz:

1)Beden Sağlığı:Organlarımızın sağlıklı olması. Dengeli beslenme,hastalıklara karşı dirençli olma,korunma,sonra tedavi olmaktır. “Bağışıklık sistemini zayıflatan birkaç nedeni  şu şekilde sayabiliriz:Kötü beslenmek,protein eksikliği,antibiyotiklere-ağrı kesicilere sık sık başvurmak,stres,üzüntü-depresyon,vitamin - mineral eksikliği,uyku sorunu yaşamak  ve hareketsizliktir. Ayrıca ,vücudun savunma sistemini kurmak için savunma sisteminde antikor yapılanmasını sağlamalıdır.”(2)

2)Ruh sağlığı: Bağışıklığımızı güçlendirmek için beden sağlığının  korunması yanında, moral değerlerinin de  yüksek tutulması gerekir. İnsanlarda bulunan “Yaratan inancı’nın olması”, manevi dünyamızı diri tutar.Tanrı,ilah,mabut,rab,Allah… kavramlarından birisi, insanların yüreğinde bir inanç ışığı yakmıştır.Yaratılanlardan, akıl nimetine sahip olan insanların içindeki  bu ışıklar yandıkça,inandıklarına teslim olup huzura kavuşurlar. Kur’anda geçen “Ey iman edenler!”seslenmesiyle kulların,  Allah tarafından muhatap alınması,insanların “eşref-i mahlukat” mertebesine ulaşmasını sağlamıştır.Bu ışıklar doğrultusunda muhatap olup o şerefe nail olan insanlar,“Yaratının” karşısında bir yeri olanlardır.Böyle bir yere sahip olan insanlar, yaşama gücünü kazanmış ve  bağışıklık elde etmişlerdir. Olaylara pozitif bakmak,insanın moral değerlerini artırır,bağışıklık içinde olurlar. Dirençli olur, sağduyulu düşünür,paniğe kapılmadan çözümler  üretirler.

3)Sağlıklı Sosyal Çevre: “Misin yanına varırsan mis olursun;isin yanına varırsan  is olursun.”  atasözündeki gibi  insanlara, sağlıklı ve   güzel ortamda bulunmasına dikkat çekmektedir.Saygı ve sevgiye dayanan dostluklar,temiz doğa;kişilere huzur ve mutluluk verir.Böyle bir ortamlarda buluşan  insanlar  rehabilite olurlar. Ama  bütün bunlar yetmez.İnsanların yaşama ümidini, her zaman diri tutan,bağışıklıktır.Şimdilik Koronavirüs sebebiyle insanların bir arada değiller;ama  en kısa zamanda,bu ortamdan kurtulmayı bekliyorlar.

İki Aşı

Bağışıklık sağlamak için  “aşı olmaktan” söz edebiliriz.Aklımıza iki cins aşı gelmelidir:Birincisi,vücuda enjekte edilen tıbbi aşıdır.Bu aşı,içinde bulunduğumuz Covid 19 salgınına karşı bulunup yapılacak aşıdır.Bu aşıyı bütün dünya  beklemektedir.Bazıları,bu aşının bugünden  yarına gerçekleşmesi mümkün olmadığını söyleyip ;her an gerçekleşme umudunu yaşamaktadır.(Yazıyı kaleme aldığım 4 ekim 2020 gününde ,Türkiye’de ilk Koronavirüs aşısının  gerçekleştiği müjdesiyle mutlu oldum.İnşallah iyi sonuçlar verir.)

İkincisi de aynı derecede önemli olan ve  insanların ömür boyu ihtiyaç duyduğu “sabır aşısıdır.” Bu sabırdan maksat,her şeye evet demek olmadığını bir yana koyup devam edelim.Bu aşı, bedensel direncin en büyük destekleyici gücü olan manevi güç ve moral değerlerdir.  Sabırlı olmak,bize,empati yapmayı(kendimizi başkalarının yerine koymayı) ve tahammüllü olmayı öğretir.Zorluklar karşısında direnme   gücümüzün üstünlüğünü  gösterir.

Bağışıklık kazanmak için sadece aklın yollarına değil, gönlün  yollarına da başvurmalıyız. Sorunlar karşısında insanların dayanma katsayının yüksek olmalı ki;direncimizin süresi uzun olsun. Sabırlı olmayı özümsediğimizde;sorunlar karşısında, panik yapmadan, soğukkanlı davranarak çözümler üretiriz.Sonunda,  krizleri iyi yönetebilme gücüne sahip olur ve bağışıklık gücünü  kazanmış oluruz.B u güç de hemen birden kazınılmaz.

Bağışıklık  gücü,  bize sorunları çözme becerisini gerçekleştiren, “üstün gelme enerjisini” sağlar.Bu enerjimizi, ruh sağlığımızla, dengeli biçimde yürütmeliyiz.Bu kazanımlar ,kişiler için de ,toplumlar için de geçerlidir.

Bağışıklık kazanma yolunda karşımıza çıkan engellerden;stres, depresyon, tahammülsüzlük,yorgunluk,yılgınlık…gibi olumsuzlukları, iyi tanıyıp gerekli önlemler, almalıdır.Kişi kendi stresini yenerek,kendisine özgü bağışıklığını yaratabilmelidir.Ama bunu,çevreye(doğaya) zarar vermeden  başarmalıdır.Bunları gerçekleştirebilecek azim ve irade gücüne de  “Bağışıklık “ denir.

Burada şu yanılgıya düşebiliriz: Meydana gelebilecek olumsuzluklar karşısında, duyarsız olup da taş yürekli insanlar olursak,  empati gücümüzü  de kaybedebiliriz.Aksi takdirde, yardımseverlik duygularımız   körelebilir.Dayanışmayı ortadan kaldırır. Toplumları ,millet olmaktan uzaklaştırır.Bu da bizi vicdani yoksunluğa ,sorumsuzluğa, nemelazımcılığa götürür ki ;bu davranışlar, toplumun birliktelik çimentosunu zayıflatır.

Sonuç

“Bağışıklık gücünü ayakta tutmak için,ilimin/bilimin verilerine uymalıdır.Ayrıca,  ahlaki ve insani ölçekler içindeki  manevi ve moral değerleri beslemelidir.İnsanın yaratılışına has,kendini yenileme gücüne sahip  tüm bu bileşenler, bize bağışıklık kazandıracaktır.

Sonunda, biz insanlara,yüce Allah’ın koyduğu yasalarına uyarak,gerçek huzuru yakalayabiliriz

Bataklıkta yaşayan sivrisineklerden, bal yapan arılara; ceylanları avlayan aslanlara  kadar, her canlının bir içgüdüsel kanunu vardır. Bu doğal kanun, bağışıklık  eğitimi   müfredatındaki çekirdek güçtür.Bağışıklık,direnç çekirdeğindeki;iyilik kodudur, yardımseverlik embriyonudur. İçinde bulunduğumuz bu ortamda;Covid 19 salgınına karşı ,ihtiyacımız olan  topyekün  dayanışmaya katılarak,  hem biz hem toplum bağışıklık kazanacaktır.

                                                                                          

Dipnotlar:

(1)Bağışıklık kavramının tıptaki tanımı şu şekildedir:  “Bağışıklık,belirli bir mikroorganizmaya karşı vücudun direncidir.Aktif ve pasif olmak üzere iki gruptur.Aktif olanı hastalığın çok hafif de olsa hastalığın bizzat geçirilmesiyle oluşur.Hastalığa neden olan organizmalar, vücutta antikor reaksiyonları uyandırırlar ve  bu reaksiyonlar, bazı vakalarda hayat boyu devam eder.Pasif olanı ise antikor reaksiyonu uyandıracak şekilde fakat kuvveti azaltılmış olan mikropların vücuda aşılanmasıyla oluşur.

Bu bağışıklıkların  farklı olanlarından birkaçı da şunlardır..Doğuştan gelen bağışıklık ve  sonradan  kazanılan bağışıklık  denebilir.”(tdk.sözlük)

(2)Prof.dr Osman Müftüoğlu,tıp doktoru.

BOL-DAV BOLVADİNLİLER DAYANIŞMA VAKFI

#HikmetÖzdemir #Bağışıklık #KöşeYazısı #KültürKulübü #Boldav

 

Diğer Köşe Yazıları